Serbest piyasada fındık fiyatları 17,50 lirayı görürken, Giresun’da Fındık Tüccarı olan Sezgin Kumaş ise üreticilerin biraz daha fındığı elinde tutması halinde fiyatların 20 liraya yükselebileceğini ileri sürdü.
Avrupa’da rekolte azlığının ve Türkiye’de ise TMO’nun müdahale alımlarının fındık fiyatının yükselmesinde etkili olduğunu kaydeden Fındık Tüccarı Sezgin Kumaş, “Sezonun neredeyse tam ortalarına geldik ve şuanda fındık fiyatı serbest piyasada 17, 50 civarında. Avrupalı alıcılar tamamen Türkiye’ye yöneldi. Çünkü Avrupa’da fındık rekoltesinin düşük olduğunu biliyoruz. Bir iki hafta önce haftalık ihracat 6-7 bin ton civarındayken bu ihracat iki katına yükselerek haftalık 13-14 bin tonları buldu. Görülüyor ki Avrupalı alıcılar iyice sıkıştı.
Türkiye’de TMO’nun müdahale alımlarının ve üreticinin elinde fındık tutması fiyatların yükselmesinde etkili oldu.
Üretici biraz daha elinde fındığını tutması halinde fiyatların 20 lirayı göreceğini söyleyebilirim. Eylül ayı okulların açıldığı dönem, fındıkta hasat sonu. O nedenle sezon başında piyasaya her yıl ciddi fındık inişi yaşanıyor.
Bu da piyasada fındık fiyatının düşüş olmasını sağlıyor. Mevcut ürünlerin büyük kısmının ağustos ve eylül aylarında piyasaya inmesi, kasım ve aralık aylarında Avrupa’da fındık ihtiyacı doğurmaktadır.
Bu da fiyatının daha hızlı yükselmesini sağlıyor. Birkaç hafta içerisinde fındık fiyatı 20 lirayı görecektir. Tahminlerimiz bu yönde“ ifadelerini kullandı.
31 Ekim 2019 Perşembe
6 Eylül 2019 Cuma
FİSKOBİRLİK TMO adına fındık alacak
Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, üreticiden 9 Eylül Pazartesi gününden itibaren TMO şartlarında, yine aynı kuruma devredilmek üzere fındık alımına başlayacaklarını söyledi.
Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir süre önce Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemir'li ile görüştüklerini, bu görüşmede TMO adına da fındık alabileceklerini dile getirdiklerini aktardı.
Görüşmenin olumlu sonuçlandığını ve konuya ilişkin ilgili kurumlarla protokol imzalandığını belirten Bayraktar, "Yaptığımız görüşmelerin sonucunda, üreticiden 9 Eylül Pazartesi gününden itibaren TMO şartlarında yine aynı kuruma devredilmek üzere fındık alımına başlayacağız." dedi.
Bayraktar, belli bir kota dahilinde TMO adına fındık alacaklarını ifade ederek, "Her hafta alacağımız ürünü TMO'ya devredeceğiz. Bu durum, üreticinin serbest piyasa şartlarında fındık satmasının önüne geçecek ekstra bir çözüm olarak görülmektedir." diye konuştu.
FİSKOBİRLİK'e bağlı tüm kooperatiflerde 9 Eylül'den itibaren TMO adına fındık alınacağına işaret eden Bayraktar, kararın tüm sektör için hayırlı olmasını diledi.
Bayraktar, FİSKOBİRLİK adına fındık alımının da devam ettiğini vurgulayarak, "Üreticilerimizin FİSKOBİRLİK'e olan ilgisi artıyor. Bu durum oldukça sevindirici. Üreticilerimizin gerek TMO adına, gerekse birlik adına yapılan alımlarda FİSKOBİRLİK'e destek vermelerini istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir süre önce Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemir'li ile görüştüklerini, bu görüşmede TMO adına da fındık alabileceklerini dile getirdiklerini aktardı.
Görüşmenin olumlu sonuçlandığını ve konuya ilişkin ilgili kurumlarla protokol imzalandığını belirten Bayraktar, "Yaptığımız görüşmelerin sonucunda, üreticiden 9 Eylül Pazartesi gününden itibaren TMO şartlarında yine aynı kuruma devredilmek üzere fındık alımına başlayacağız." dedi.
Bayraktar, belli bir kota dahilinde TMO adına fındık alacaklarını ifade ederek, "Her hafta alacağımız ürünü TMO'ya devredeceğiz. Bu durum, üreticinin serbest piyasa şartlarında fındık satmasının önüne geçecek ekstra bir çözüm olarak görülmektedir." diye konuştu.
FİSKOBİRLİK'e bağlı tüm kooperatiflerde 9 Eylül'den itibaren TMO adına fındık alınacağına işaret eden Bayraktar, kararın tüm sektör için hayırlı olmasını diledi.
Bayraktar, FİSKOBİRLİK adına fındık alımının da devam ettiğini vurgulayarak, "Üreticilerimizin FİSKOBİRLİK'e olan ilgisi artıyor. Bu durum oldukça sevindirici. Üreticilerimizin gerek TMO adına, gerekse birlik adına yapılan alımlarda FİSKOBİRLİK'e destek vermelerini istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
4 Eylül 2019 Çarşamba
TMO'dan fındık alım açıklaması
Toprak Mahsulleri Ofisi "Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından yapılan fındık alımlarında kota uygulaması söz konusu değildir" açıklamasını yaptı.
Toprak Mahsulleri Ofisince (TMO), fındık alımlarında kota uygulamasının söz konusu olmadığı bildirilerek, "Fındık üreticilerimizin yanlış bilgilere itibar etmemeleri, alım kriterlerine ve randevu sistemine uygun olarak ürünlerini teslim etmeleri halinde hiçbir sıkıntıyla karşılaşmayacaklarını bilmeleri önem taşımaktadır." ifadesi kullanıldı.
TMO'dan yapılan yazılı açıklamada, fındık piyasasında istikrarın sağlanması, üreticilerin piyasa şartlarında mağduriyet yaşamaması ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 21 Ağustos'tan itibaren levant kalite fındığın kilogram başına 16,50 lira, Giresun kalite kabuklu fındığın kilogram başına 17 lira ve sivri kalite fındığın kilogram başına 15,50 liradan alınmasına başlandığı anımsatıldı.
Son günlerde TMO'nun fındık alımlarıyla ilgili basında ve kamuoyunda dile getirilen bazı hususlarda açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğuna işaret edilen açıklamada, TMO tarafından yapılan fındık alımlarında kota uygulamasının söz konusu olmadığı vurgulandı.
Açıklamada, söz konusu alımlarda, il rekolte tespit komisyonlarınca (il tarım müdürlükleri, borsa, araştırma enstitüsü, ziraat odası, ihracatçı birlikleri ve üniversite temsilcilerinden oluşturuluyor) il-ilçe düzeyinde yapılan rekolte çalışmaları sonucunda hazırlanarak imza altına alınan ve Tarım ve Orman Bakanlığına sunulan verim ortalamaları cetvellerinin esas alındığı aktarıldı.
Alımlarda sadece Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kaydı olan üreticilerden alım yapılması ve verim ortalamalarının esas alınmasıyla, fındık ticareti yapan aracıların, üreticilerden daha düşük fiyatla ürün alıp TMO'ya satmasının ve böylece üreticide oluşabilecek gelir kaybının önlenmesinin amaçlandığına işaret edilen açıklamada, alım faaliyetlerine başlamadan önce öngörülen depolama ihtiyacı doğrultusunda 34 noktada 200 bin tonluk depo kiralandığı, ihtiyaç duyulması halinde kuruluşa ait ve yakın bölgelerde en az 250 bin tonluk depo kapasitesinin mevcut olduğu ifade edildi.
- Kurutulan fındık yeniden TMO'ya satılabilecek
Açıklamada, fındık alımlarında randevu sisteminin uygulandığı bildirilerek, şunlar kaydedildi:
"Randevusuna gelen üreticilerimizden yüzde 90'ının ürünü teslim alınmıştır. Teslim alınamayan ürünlerin büyük çoğunluğu rutubet oranının yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Bu üreticilerimiz, ürünlerini yeterli miktarda kuruttuktan sonra tekrar kuruluşumuza satabilmektedirler. TMO tarafından bugüne kadar alınan fındıkların ortalama fiyatının, levant kalite için kilogram başına 16,90 lira, Giresun kalite için kilogram başına 17,70 lira olarak gerçekleşmesi memnuniyet vericidir. Fındık üreticilerimizin bahsi geçen konularda dile getirilen yanlış bilgilere itibar etmemeleri, TMO'nun alım kriterlerine ve randevu sistemine uygun olarak ürünlerini teslim etmeleri halinde hiçbir sıkıntıyla karşılaşmayacaklarını bilmeleri önem taşımaktadır."
Toprak Mahsulleri Ofisince (TMO), fındık alımlarında kota uygulamasının söz konusu olmadığı bildirilerek, "Fındık üreticilerimizin yanlış bilgilere itibar etmemeleri, alım kriterlerine ve randevu sistemine uygun olarak ürünlerini teslim etmeleri halinde hiçbir sıkıntıyla karşılaşmayacaklarını bilmeleri önem taşımaktadır." ifadesi kullanıldı.
TMO'dan yapılan yazılı açıklamada, fındık piyasasında istikrarın sağlanması, üreticilerin piyasa şartlarında mağduriyet yaşamaması ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 21 Ağustos'tan itibaren levant kalite fındığın kilogram başına 16,50 lira, Giresun kalite kabuklu fındığın kilogram başına 17 lira ve sivri kalite fındığın kilogram başına 15,50 liradan alınmasına başlandığı anımsatıldı.
Son günlerde TMO'nun fındık alımlarıyla ilgili basında ve kamuoyunda dile getirilen bazı hususlarda açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğuna işaret edilen açıklamada, TMO tarafından yapılan fındık alımlarında kota uygulamasının söz konusu olmadığı vurgulandı.
Açıklamada, söz konusu alımlarda, il rekolte tespit komisyonlarınca (il tarım müdürlükleri, borsa, araştırma enstitüsü, ziraat odası, ihracatçı birlikleri ve üniversite temsilcilerinden oluşturuluyor) il-ilçe düzeyinde yapılan rekolte çalışmaları sonucunda hazırlanarak imza altına alınan ve Tarım ve Orman Bakanlığına sunulan verim ortalamaları cetvellerinin esas alındığı aktarıldı.
Alımlarda sadece Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kaydı olan üreticilerden alım yapılması ve verim ortalamalarının esas alınmasıyla, fındık ticareti yapan aracıların, üreticilerden daha düşük fiyatla ürün alıp TMO'ya satmasının ve böylece üreticide oluşabilecek gelir kaybının önlenmesinin amaçlandığına işaret edilen açıklamada, alım faaliyetlerine başlamadan önce öngörülen depolama ihtiyacı doğrultusunda 34 noktada 200 bin tonluk depo kiralandığı, ihtiyaç duyulması halinde kuruluşa ait ve yakın bölgelerde en az 250 bin tonluk depo kapasitesinin mevcut olduğu ifade edildi.
- Kurutulan fındık yeniden TMO'ya satılabilecek
Açıklamada, fındık alımlarında randevu sisteminin uygulandığı bildirilerek, şunlar kaydedildi:
"Randevusuna gelen üreticilerimizden yüzde 90'ının ürünü teslim alınmıştır. Teslim alınamayan ürünlerin büyük çoğunluğu rutubet oranının yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Bu üreticilerimiz, ürünlerini yeterli miktarda kuruttuktan sonra tekrar kuruluşumuza satabilmektedirler. TMO tarafından bugüne kadar alınan fındıkların ortalama fiyatının, levant kalite için kilogram başına 16,90 lira, Giresun kalite için kilogram başına 17,70 lira olarak gerçekleşmesi memnuniyet vericidir. Fındık üreticilerimizin bahsi geçen konularda dile getirilen yanlış bilgilere itibar etmemeleri, TMO'nun alım kriterlerine ve randevu sistemine uygun olarak ürünlerini teslim etmeleri halinde hiçbir sıkıntıyla karşılaşmayacaklarını bilmeleri önem taşımaktadır."
10 Ağustos 2019 Cumartesi
Fındık üreticileri hasat toplamaya başladı
Ordulu fındık üreticileri, hasat öncesi açıklanan taban fiyattan ötürü ürününü huzur ve mutluluk içinde topluyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, fındık taban fiyatının Giresun kalite için 17, levant kalite için 16,50 lira olarak açıklaması, üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, Perşembe ilçesine bağlı Efirli Mahallesi'ndeki bir fındık bahçesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önceki sezonlarda fındık üreticilerinin ürününün satış fiyatını bilmeden bahçeye girdiğini anımsattı.
Bu durumun üreticiyi olumsuz etkilediğini vurgulayan Soydan, şöyle devam etti:
"Sezona girmeden önce üreticilerimiz 'Fındığını kaça satacak? Nasıl yapacak? Acaba işçi parasını kurtaracak mı? Maliyetlerini alacak mı?' diye tedirginlik içerisindeydi. Üreticilerimiz şu an uzun yıllardan sonra hasat başlamadan önce fiyatları öğrendi ve kaça satacağını da biliyor. Bu açıdan fiyatların erken açıklanmasından dolayı çoğu üreticimiz huzurlu."
Soydan, hasat öncesi fiyat açıklanmasının üreticileri mutlu ettiğine dikkati çekerek, "Üreticiler ürününü en azından 16,5, 17 liradan satacağına kesin gözüyle bakıyor. Üretici bahçeye bu fiyatları bilerek girmesinden dolayı mutlu ve huzurlu bir şekilde şu anda gülerek ve oynayarak fındığını topluyorlar." dedi.
Üreticilere kurutma uyarısı
Soydan, fındık üreticilerine ürünlerini yeterince kuruttuktan sonra pazara sunmaları uyarısında da bulundu.
Fındığın ülke için çok önemli ve kıymetli ekonomik getirisi olduğuna işaret eden Soydan, şunları kaydetti:
"Onun için harmana gelirken özellikle bahçelerdeki naylon çuvalları muhakkak günlük götürüp harmanda boşaltmamız lazım. Yağışlı olan dönemlerde üstünü çok kapalı tutmamamız lazım çünkü fındıkta ısıyla beraber içerisinde bozulmalar olabilir. O açıdan muhakkak fındığımızı harmanlarda havalandırmamız gerekiyor ve sık sık karıştırmamız gerekiyor. Üreticilerimizden beklentimiz fındığı iyice kuruttuktan sonra pazara sunmaları yönünde."
"Randımanı iyi fındık para demek"
Fındıkta randımanın önemine değinen Soydan, "Biz fındığımıza ne kadar temiz bakarsak, ne kadar fındığımızın çürük, koruk ve çatlak olanlarını ayıklarsak randımanı daha iyi alacağız. Her randıman para demek. Onun için üreticilerimize burada da büyük görev düşüyor. Üreticilerimizin ellerinde hem Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) hem de serbest piyasaya verme imkanları var. Dolayısıyla ürünümüzü sattığımızda yüksek gelen randıman üreticilerimize daha fazla para kazandıracaktır." diye konuştu.
Soydan, üreticilerin, tüccara emanete ürün vermemesini de isteyerek, emanete fındık verilmesinin arz ve talep dengesini bozduğunu söyledi.
Üreticilerin, ihtiyaçları ölçüsünde pazara ürün indirmeleri gerektiğini belirten Soydan, bu şekilde serbest piyasada, TMO fiyatının üzerinde fiyat oluşmasını sağlayabileceklerini kaydetti.
Üreticiler fiyattan memnun
Efirli Mahallesi'ndeki üreticilerden Orhan Mağden, hasat öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fiyat açıklamasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Açıklanan 16,5 lira çok güzel bir fiyat. Biz üreticiler açısından bu son derece memnuniyet verici. Şu anda ürünümüzü kaça satacağımızı bildiğimiz için huzur içerisinde fındığımızı topluyoruz. Elimize ne kadar para geçeceğini hemen hemen tahmin edebiliyoruz." dedi.
Mustafa Yöndem de fındık hasadının zorlu olduğunu ancak hükümetin iyi bir fiyat açıkladığını ifade ederek, "Üretici olarak ürünümüzü bu fiyatta satarsak çok memnun oluruz. Uzun zamandır bahçeye girdiğimizde fındığımızı kaça satacağımızı bilmiyorduk. Şimdi ürünümüzü kaça satacağımızı biliyoruz ve işlerimizi de ona göre ayarlıyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, fındık taban fiyatının Giresun kalite için 17, levant kalite için 16,50 lira olarak açıklaması, üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, Perşembe ilçesine bağlı Efirli Mahallesi'ndeki bir fındık bahçesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önceki sezonlarda fındık üreticilerinin ürününün satış fiyatını bilmeden bahçeye girdiğini anımsattı.
Bu durumun üreticiyi olumsuz etkilediğini vurgulayan Soydan, şöyle devam etti:
"Sezona girmeden önce üreticilerimiz 'Fındığını kaça satacak? Nasıl yapacak? Acaba işçi parasını kurtaracak mı? Maliyetlerini alacak mı?' diye tedirginlik içerisindeydi. Üreticilerimiz şu an uzun yıllardan sonra hasat başlamadan önce fiyatları öğrendi ve kaça satacağını da biliyor. Bu açıdan fiyatların erken açıklanmasından dolayı çoğu üreticimiz huzurlu."
Soydan, hasat öncesi fiyat açıklanmasının üreticileri mutlu ettiğine dikkati çekerek, "Üreticiler ürününü en azından 16,5, 17 liradan satacağına kesin gözüyle bakıyor. Üretici bahçeye bu fiyatları bilerek girmesinden dolayı mutlu ve huzurlu bir şekilde şu anda gülerek ve oynayarak fındığını topluyorlar." dedi.
Üreticilere kurutma uyarısı
Soydan, fındık üreticilerine ürünlerini yeterince kuruttuktan sonra pazara sunmaları uyarısında da bulundu.
Fındığın ülke için çok önemli ve kıymetli ekonomik getirisi olduğuna işaret eden Soydan, şunları kaydetti:
"Onun için harmana gelirken özellikle bahçelerdeki naylon çuvalları muhakkak günlük götürüp harmanda boşaltmamız lazım. Yağışlı olan dönemlerde üstünü çok kapalı tutmamamız lazım çünkü fındıkta ısıyla beraber içerisinde bozulmalar olabilir. O açıdan muhakkak fındığımızı harmanlarda havalandırmamız gerekiyor ve sık sık karıştırmamız gerekiyor. Üreticilerimizden beklentimiz fındığı iyice kuruttuktan sonra pazara sunmaları yönünde."
"Randımanı iyi fındık para demek"
Fındıkta randımanın önemine değinen Soydan, "Biz fındığımıza ne kadar temiz bakarsak, ne kadar fındığımızın çürük, koruk ve çatlak olanlarını ayıklarsak randımanı daha iyi alacağız. Her randıman para demek. Onun için üreticilerimize burada da büyük görev düşüyor. Üreticilerimizin ellerinde hem Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) hem de serbest piyasaya verme imkanları var. Dolayısıyla ürünümüzü sattığımızda yüksek gelen randıman üreticilerimize daha fazla para kazandıracaktır." diye konuştu.
Soydan, üreticilerin, tüccara emanete ürün vermemesini de isteyerek, emanete fındık verilmesinin arz ve talep dengesini bozduğunu söyledi.
Üreticilerin, ihtiyaçları ölçüsünde pazara ürün indirmeleri gerektiğini belirten Soydan, bu şekilde serbest piyasada, TMO fiyatının üzerinde fiyat oluşmasını sağlayabileceklerini kaydetti.
Üreticiler fiyattan memnun
Efirli Mahallesi'ndeki üreticilerden Orhan Mağden, hasat öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fiyat açıklamasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Açıklanan 16,5 lira çok güzel bir fiyat. Biz üreticiler açısından bu son derece memnuniyet verici. Şu anda ürünümüzü kaça satacağımızı bildiğimiz için huzur içerisinde fındığımızı topluyoruz. Elimize ne kadar para geçeceğini hemen hemen tahmin edebiliyoruz." dedi.
Mustafa Yöndem de fındık hasadının zorlu olduğunu ancak hükümetin iyi bir fiyat açıkladığını ifade ederek, "Üretici olarak ürünümüzü bu fiyatta satarsak çok memnun oluruz. Uzun zamandır bahçeye girdiğimizde fındığımızı kaça satacağımızı bilmiyorduk. Şimdi ürünümüzü kaça satacağımızı biliyoruz ve işlerimizi de ona göre ayarlıyoruz." diye konuştu.
13 Nisan 2019 Cumartesi
Ulusal Fındık Çalıştayı sonuç bildirgesi açıklandı
TMO tarafından Ordu'da düzenlenen "Ulusal Fındık Çalıştayı"nın sonuç bildirgesi açıklandı
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Ordu'da düzenlenen "Ulusal Fındık Çalıştayı"nın sonuç bildirgesinde, "Alan bazlı verilen desteklerin yerine fındık bahçelerinin gençleştirilmesi, standart bahçelerin tesisi, verim ve kalitenin artırılması, toprak ve çevrenin korunması, çiftçinin örgütlenmesi, fındığın örgütler vasıtasıyla pazarlanması gibi şartları yerine getirecek gerçek üreticilere tatminkar yeni destekleme sistemine geçilmelidir" ifadesine yer verildi.
Ordu'da 11-12 Nisan'da gerçekleştirilen ve değerlendirme toplantısına Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin de katıldığı çalıştaya ilişkin sonuç bildirgesi açıklandı.
Özellikle Doğu Karadeniz bölgesindeki bahçelerde ağaçların yaşlandığına işaret edilen bildirgede, yenileme ve gençleştirme faaliyetlerine önem verilmesi, ekonomik ömrünü yitirmiş bahçelerin belirli bir plan dahilinde yeniden dikilmesi gerektiği vurgulandı.
Bildirgede, bahçe yenilemelerinin tespit ve planlamasının üniversiteler, araştırma enstitüleri, tarım ve orman il müdürlüklerinin koordinasyonunda yapılması gerektiği aktarıldı.
Mevcut fındık bahçelerinde üreticilerin önemli kısmının üretim bölgesinin dışında yaşamasından dolayı bahçe bakım hizmetlerinin yeterince yerine getirilmediği belirtilen bildirgede şunlar kaydedildi:
"Fındıkta bakım, verimi etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Bu nedenle bakım hizmetlerinin profesyonel bahçe bakım şirketleri tarafından yerine getirilmesi için Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü (BÜGEM), Tarım Reformu Genel Müdürlüğü (TRGM) tarafından gerekli çalışmaların en kısa sürede yapılması gerekmektedir. Fındıkta verim ve kaliteyi artırmak için budama, gübreleme, yabancı ot, hastalık ve zararlılarla mücadele, hasat ve hasat sonrası işlemlerle ilgili tarım ve orman il ve ilçe müdürlükleri, ziraat odaları ve üniversiteler gerekli eğitimleri vermelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı ve üniversiteler koordinasyonunda izlenebilirlik ve sürekli eğitim merkezleri oluşturulmalıdır."
Alan bazlı destekleme sisteminin fındıkta verimliliği artırmadığına işaret edilen bildirgede, "Alternatif destekleme sistemleri uygulanabilir. Eğer alan bazlı destekleme devam edecekse bu sistemden kesilecek cüzi bir fon (yüzde 10), verim ve kalitenin artırılmasına yönelik demonstrasyon amaçlı model bahçelerin oluşturulmasında kullanılmadır." ifadesi kullanıldı.
Depolama ve muhafaza konusu
Bildirgede, TMO koordinesinde en kısa sürede fındıkta mevcut depo kapasitesi ile il bazında depolama tesis ihtiyacının tespitinin yapılması gerektiğinin altı çizildi.
Ürün kayıplarını en aza indirmek için depo standartlarının belirlenmesi ve asgari standartların fiili alım yapan herkes için zorunlu hale getirilmesi gerektiği belirtilen bildirgede, "Fındıkta mevcut depoların yanında stratejik depolama tesislerinin kurulması, böylelikle ülke içerisinde ve uluslararası piyasalarda arz talep istikrarının sağlanması gerekmektedir. Lisanslı depoculuk destekleri sanayici ve tüccar lehine de genişletilmelidir. Ayrıca üreticinin Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) kapsamında krediye kolay ulaşımı sağlanmalıdır." değerlendirmesinde bulunuldu.
Depolarda bulunan fındıklarda kayıpları önlemek için iyi tarım uygulamalarının devreye sokulmasının pazarlama açısından avantaj sağlayacağı vurgulanan bildirgede, fındıkta adi depolama yapılan depolarda ortaya çıkan ürün kayıplarının önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda TMO, üniversiteler ve sivil toplum örgütleriyle proje yürütülmesi gerektiği kaydedildi.
"Dikili alanların tamamında fındık üretimine izin verilmelidir"
Bildirgede, "Türkiye'nin izin verilen ve izin verilmeyen alanlardaki toplam fındık üretimiyle ancak iç tüketim ve ihracat karşılanabildiğinden, fındık üretimine izin verilmeyen mevzuatın değiştirilerek halen fındık dikili alanların tamamında fındık üretimine izin verilmelidir." önerisinde bulunuldu.
Devletin fındık politikasını uzun dönemli olarak belirlemesi ve mayıs sonu, haziran başında müdahale alım fiyatını kamuoyuna duyurması gerektiği vurgulanan bildirgede, "Fındık üretim maliyeti bölgeye göre, müdahale fiyatı ise kaliteye göre belirlenmelidir. Devletin fındık piyasasına müdahale etmemesi (fındık fiyatlarının piyasada oluşması), eğer müdahale edecekse de müdahale alım fiyatları piyasa koşullarını akamete uğratmayacak şekilde belirlenmelidir." ifadelerine yer verildi.
Bildirgede, şunlar kaydedildi:
"Alan bazlı verilen desteklerin yerine fındık bahçelerinin gençleştirilmesi, standart bahçelerin tesisi, verim ve kalitenin artırılması, toprak ve çevrenin korunması, çiftçinin örgütlenmesi, fındığın örgütler vasıtasıyla pazarlanması gibi şartları yerine getirecek gerçek üreticilere tatminkar yeni destekleme sistemine geçilmelidir. Fındık rekabet koşullarında alınıp satılmalı, fındık ihtisas borsası uygun bölge veya bölgelerde kurulmalı, ürünler uygun koşullarda depolanıp piyasa istikrarına katkı sağlanmalıdır. İhracatta yaşanan en önemli sorunlardan biri olan aflatoksinin önlenebilmesi için erken hasadın önüne geçilmesi, kurutma tesislerinin yaygınlaştırılması ve fındığın bu tesislerde kurutulması sağlanmalıdır."
"Üretici örgütleri aktif hale getirilmelidir"
Üretim toplulaştırması için gerekli adımların atılması, ekonomik işletme büyüklüğünün oluşturulması gerektiği vurgulanan bildirgede, şu ifadelere yer verildi:
"Bu nedenle arazi bankacılığı sistemi kurulmalı, sözleşmeli üretim ve arazi kiralaması uygulaması yaygınlaştırılmalı, üretici örgütleri aktif hale getirilmelidir. Fındık Ar-Ge projelerinin yaygınlaştırılması ve etkinleştirilmesi için finansal ve mevzuat açısından kamu desteğinin ve kamu-özel iş birliğinin artırılması gerekmektedir. Lisanslı depoculuk kapasitesinin artırılması, yaygınlaştırılması ve ürün ihtisas borsasının aktif hale getirilmesi zorunludur."
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Ordu'da düzenlenen "Ulusal Fındık Çalıştayı"nın sonuç bildirgesinde, "Alan bazlı verilen desteklerin yerine fındık bahçelerinin gençleştirilmesi, standart bahçelerin tesisi, verim ve kalitenin artırılması, toprak ve çevrenin korunması, çiftçinin örgütlenmesi, fındığın örgütler vasıtasıyla pazarlanması gibi şartları yerine getirecek gerçek üreticilere tatminkar yeni destekleme sistemine geçilmelidir" ifadesine yer verildi.
Ordu'da 11-12 Nisan'da gerçekleştirilen ve değerlendirme toplantısına Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin de katıldığı çalıştaya ilişkin sonuç bildirgesi açıklandı.
Özellikle Doğu Karadeniz bölgesindeki bahçelerde ağaçların yaşlandığına işaret edilen bildirgede, yenileme ve gençleştirme faaliyetlerine önem verilmesi, ekonomik ömrünü yitirmiş bahçelerin belirli bir plan dahilinde yeniden dikilmesi gerektiği vurgulandı.
Bildirgede, bahçe yenilemelerinin tespit ve planlamasının üniversiteler, araştırma enstitüleri, tarım ve orman il müdürlüklerinin koordinasyonunda yapılması gerektiği aktarıldı.
Mevcut fındık bahçelerinde üreticilerin önemli kısmının üretim bölgesinin dışında yaşamasından dolayı bahçe bakım hizmetlerinin yeterince yerine getirilmediği belirtilen bildirgede şunlar kaydedildi:
"Fındıkta bakım, verimi etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Bu nedenle bakım hizmetlerinin profesyonel bahçe bakım şirketleri tarafından yerine getirilmesi için Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü (BÜGEM), Tarım Reformu Genel Müdürlüğü (TRGM) tarafından gerekli çalışmaların en kısa sürede yapılması gerekmektedir. Fındıkta verim ve kaliteyi artırmak için budama, gübreleme, yabancı ot, hastalık ve zararlılarla mücadele, hasat ve hasat sonrası işlemlerle ilgili tarım ve orman il ve ilçe müdürlükleri, ziraat odaları ve üniversiteler gerekli eğitimleri vermelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı ve üniversiteler koordinasyonunda izlenebilirlik ve sürekli eğitim merkezleri oluşturulmalıdır."
Alan bazlı destekleme sisteminin fındıkta verimliliği artırmadığına işaret edilen bildirgede, "Alternatif destekleme sistemleri uygulanabilir. Eğer alan bazlı destekleme devam edecekse bu sistemden kesilecek cüzi bir fon (yüzde 10), verim ve kalitenin artırılmasına yönelik demonstrasyon amaçlı model bahçelerin oluşturulmasında kullanılmadır." ifadesi kullanıldı.
Depolama ve muhafaza konusu
Bildirgede, TMO koordinesinde en kısa sürede fındıkta mevcut depo kapasitesi ile il bazında depolama tesis ihtiyacının tespitinin yapılması gerektiğinin altı çizildi.
Ürün kayıplarını en aza indirmek için depo standartlarının belirlenmesi ve asgari standartların fiili alım yapan herkes için zorunlu hale getirilmesi gerektiği belirtilen bildirgede, "Fındıkta mevcut depoların yanında stratejik depolama tesislerinin kurulması, böylelikle ülke içerisinde ve uluslararası piyasalarda arz talep istikrarının sağlanması gerekmektedir. Lisanslı depoculuk destekleri sanayici ve tüccar lehine de genişletilmelidir. Ayrıca üreticinin Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) kapsamında krediye kolay ulaşımı sağlanmalıdır." değerlendirmesinde bulunuldu.
Depolarda bulunan fındıklarda kayıpları önlemek için iyi tarım uygulamalarının devreye sokulmasının pazarlama açısından avantaj sağlayacağı vurgulanan bildirgede, fındıkta adi depolama yapılan depolarda ortaya çıkan ürün kayıplarının önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda TMO, üniversiteler ve sivil toplum örgütleriyle proje yürütülmesi gerektiği kaydedildi.
"Dikili alanların tamamında fındık üretimine izin verilmelidir"
Bildirgede, "Türkiye'nin izin verilen ve izin verilmeyen alanlardaki toplam fındık üretimiyle ancak iç tüketim ve ihracat karşılanabildiğinden, fındık üretimine izin verilmeyen mevzuatın değiştirilerek halen fındık dikili alanların tamamında fındık üretimine izin verilmelidir." önerisinde bulunuldu.
Devletin fındık politikasını uzun dönemli olarak belirlemesi ve mayıs sonu, haziran başında müdahale alım fiyatını kamuoyuna duyurması gerektiği vurgulanan bildirgede, "Fındık üretim maliyeti bölgeye göre, müdahale fiyatı ise kaliteye göre belirlenmelidir. Devletin fındık piyasasına müdahale etmemesi (fındık fiyatlarının piyasada oluşması), eğer müdahale edecekse de müdahale alım fiyatları piyasa koşullarını akamete uğratmayacak şekilde belirlenmelidir." ifadelerine yer verildi.
Bildirgede, şunlar kaydedildi:
"Alan bazlı verilen desteklerin yerine fındık bahçelerinin gençleştirilmesi, standart bahçelerin tesisi, verim ve kalitenin artırılması, toprak ve çevrenin korunması, çiftçinin örgütlenmesi, fındığın örgütler vasıtasıyla pazarlanması gibi şartları yerine getirecek gerçek üreticilere tatminkar yeni destekleme sistemine geçilmelidir. Fındık rekabet koşullarında alınıp satılmalı, fındık ihtisas borsası uygun bölge veya bölgelerde kurulmalı, ürünler uygun koşullarda depolanıp piyasa istikrarına katkı sağlanmalıdır. İhracatta yaşanan en önemli sorunlardan biri olan aflatoksinin önlenebilmesi için erken hasadın önüne geçilmesi, kurutma tesislerinin yaygınlaştırılması ve fındığın bu tesislerde kurutulması sağlanmalıdır."
"Üretici örgütleri aktif hale getirilmelidir"
Üretim toplulaştırması için gerekli adımların atılması, ekonomik işletme büyüklüğünün oluşturulması gerektiği vurgulanan bildirgede, şu ifadelere yer verildi:
"Bu nedenle arazi bankacılığı sistemi kurulmalı, sözleşmeli üretim ve arazi kiralaması uygulaması yaygınlaştırılmalı, üretici örgütleri aktif hale getirilmelidir. Fındık Ar-Ge projelerinin yaygınlaştırılması ve etkinleştirilmesi için finansal ve mevzuat açısından kamu desteğinin ve kamu-özel iş birliğinin artırılması gerekmektedir. Lisanslı depoculuk kapasitesinin artırılması, yaygınlaştırılması ve ürün ihtisas borsasının aktif hale getirilmesi zorunludur."
1 Mart 2019 Cuma
Türk fındığına İtalyan çelmesi
Dünyanın en büyük fındık üreticisi Türkiye'ye karşı bildik iftira yeniden gündemde... İtalya'da koalisyon ortağı Lig Partisi'nin AP üyesi Bizzotto, Türk fındığında aflotoksin oranının yüksek olduğunu öne sürerek ithalatın engellenmesini istedi
İtalyan hükümetinde koalisyon ortağı Lig Partisi ve Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Mara Bizzotto, 15 Şubat 2019 tarihinde Avrupa Parlamentosu'na Türkiye'den fındık ithalinin sağlık açısından riskli olduğunu ve İtalyan çiftçilerin desteklenmesi yönünde bir karar tasarısı sundu.
İtalya’nın 71 bin hektar ekili alanıyla Avrupa'nın önde gelen fındık üreticisi olduğunu vurgulayan Bizzotto, önergesinde “Avrupa Hızlı Uyarı Sistemi (RASFF) 2018’in ilk dokuz ayında Türkiye’den ihraç edilen fındıklarda 39 aflatoksin (karaciğer kanserine de yol açabilen zehirli bir küf türü) vakası tespit etmiştir. Avrupa'daki gıda güvenliğini ve İtalya ve Avrupa'daki vatandaşların sağlığını korumak için Türkiye'den fındık alımının sınırlandırılmasının uygunluğunu değerlendirmeye ve İtalyan fındık üreticisini desteklemeye davet ediyoruz” dedi.
CHP’li Kaya: “Türk fındığı sağlığı tehdit ettiği yalanına karşı iktidar duyarsız”
Tarım Bakanlığı’nın konuyla ilgili hiçbir tasarrufu olmadığını söyleyen CHP Trabzon milletvekili Ahmet Kaya, Türkiye’de yaklaşık 6 milyon insanın hayatını etkileyen ve yaklaşık 2 miyar dolar döviz girdisi sağlayan bir ürünün sahipsiz bırakılmasını anlaşılmaz buluyor.
Amerika'nın Sesi'ne değerlendirmelerde bulunan Kaya, "Avrupa Parlamentosu ve özellikle İtalyanlar, ihracatımızın yüz akı yerli ve milli ürünümüz fındıkta elimizi kolumuzu bağlamaya çalışıyor ama tehdit niteliğindeki bu önergeye iktidarın sesi çıkmıyor. Fındık üreticimiz zaten perişan, fındığını zararına satıyor. İtalyan parlamenter tarafından Avrupa parlamentosuna sunulan teklifin amacı açık kabul görmesi durumunu düşünmek dahi istemiyorum. Bunun için Türkiye’nin devreye girmesi ve karşı hamle yapması gerekmez mi? Türk fındığının Avrupa pazarına satışını sınırlamak için halk sağlığını tehdit ettiği yalanı dolaşıma sokuluyor, Türkiye bakıyor. Küresel güçler Türk fındığını ellerine almak istiyor ama iktidar duyarsız” diyor.
Türkiye’deki üretilen fındığın yaklaşık %32’si Ordu’daki 220 bin hektarda dikili fındıklardan elde ediliyor.
Çakmak: "Türkiye fındıktaki rekabet gücünü kaybediyor"
Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı Osman Çakmak, İtalyanlar'ın uzun süredir Türk fındığına engel çıkarmaya çalıştığını ancak sorunun bunun da ötesinde olduğunu söylüyor.
Amerika'nın Sesi'ne konuşan Çakmak, “Türk fındığına bu iftira geçmişte de atıldı. Ama Türkiye, fındığı kendi kaderine terk etmiş durumda. Tadıyla kokusuyla en kaliteli fındığa sahibiz ama bu fındığın gen haritaları çıkarıldı. Başka ülkelerde üretilmek için sürekli çaba harcanıyor. Asıl mesele şu, dünyada fındığın fiyatlandırılmasında Türkler öncüdür. Eskiden Fiskobirlik alım yapıyordu, şimdi Toprak Mahsulleri Ofisi piyasayı dengelemek için alım yapıyor. Ama bunlar çözümü sağlamıyor çünkü Türkiye’nin bir fındık politikası veya stratejisi yok. Türkiye rekabet gücünü her geçen yıl kaybediyor” diyor.
İtalyan hükümetinde koalisyon ortağı Lig Partisi ve Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Mara Bizzotto, 15 Şubat 2019 tarihinde Avrupa Parlamentosu'na Türkiye'den fındık ithalinin sağlık açısından riskli olduğunu ve İtalyan çiftçilerin desteklenmesi yönünde bir karar tasarısı sundu.
İtalya’nın 71 bin hektar ekili alanıyla Avrupa'nın önde gelen fındık üreticisi olduğunu vurgulayan Bizzotto, önergesinde “Avrupa Hızlı Uyarı Sistemi (RASFF) 2018’in ilk dokuz ayında Türkiye’den ihraç edilen fındıklarda 39 aflatoksin (karaciğer kanserine de yol açabilen zehirli bir küf türü) vakası tespit etmiştir. Avrupa'daki gıda güvenliğini ve İtalya ve Avrupa'daki vatandaşların sağlığını korumak için Türkiye'den fındık alımının sınırlandırılmasının uygunluğunu değerlendirmeye ve İtalyan fındık üreticisini desteklemeye davet ediyoruz” dedi.
CHP’li Kaya: “Türk fındığı sağlığı tehdit ettiği yalanına karşı iktidar duyarsız”
Tarım Bakanlığı’nın konuyla ilgili hiçbir tasarrufu olmadığını söyleyen CHP Trabzon milletvekili Ahmet Kaya, Türkiye’de yaklaşık 6 milyon insanın hayatını etkileyen ve yaklaşık 2 miyar dolar döviz girdisi sağlayan bir ürünün sahipsiz bırakılmasını anlaşılmaz buluyor.
Amerika'nın Sesi'ne değerlendirmelerde bulunan Kaya, "Avrupa Parlamentosu ve özellikle İtalyanlar, ihracatımızın yüz akı yerli ve milli ürünümüz fındıkta elimizi kolumuzu bağlamaya çalışıyor ama tehdit niteliğindeki bu önergeye iktidarın sesi çıkmıyor. Fındık üreticimiz zaten perişan, fındığını zararına satıyor. İtalyan parlamenter tarafından Avrupa parlamentosuna sunulan teklifin amacı açık kabul görmesi durumunu düşünmek dahi istemiyorum. Bunun için Türkiye’nin devreye girmesi ve karşı hamle yapması gerekmez mi? Türk fındığının Avrupa pazarına satışını sınırlamak için halk sağlığını tehdit ettiği yalanı dolaşıma sokuluyor, Türkiye bakıyor. Küresel güçler Türk fındığını ellerine almak istiyor ama iktidar duyarsız” diyor.
Türkiye’deki üretilen fındığın yaklaşık %32’si Ordu’daki 220 bin hektarda dikili fındıklardan elde ediliyor.
Çakmak: "Türkiye fındıktaki rekabet gücünü kaybediyor"
Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı Osman Çakmak, İtalyanlar'ın uzun süredir Türk fındığına engel çıkarmaya çalıştığını ancak sorunun bunun da ötesinde olduğunu söylüyor.
Amerika'nın Sesi'ne konuşan Çakmak, “Türk fındığına bu iftira geçmişte de atıldı. Ama Türkiye, fındığı kendi kaderine terk etmiş durumda. Tadıyla kokusuyla en kaliteli fındığa sahibiz ama bu fındığın gen haritaları çıkarıldı. Başka ülkelerde üretilmek için sürekli çaba harcanıyor. Asıl mesele şu, dünyada fındığın fiyatlandırılmasında Türkler öncüdür. Eskiden Fiskobirlik alım yapıyordu, şimdi Toprak Mahsulleri Ofisi piyasayı dengelemek için alım yapıyor. Ama bunlar çözümü sağlamıyor çünkü Türkiye’nin bir fındık politikası veya stratejisi yok. Türkiye rekabet gücünü her geçen yıl kaybediyor” diyor.
22 Şubat 2019 Cuma
Giresun'da fındığın kilogramı 17 liraya yükseldi
Giresun Ticaret Borsası Başkan Vekili Bölük, "Bugün pazarda fiyat 17 lirayı gördü. Bu tamamen arz talep dengesine bağlı bir durum" dedi.
Giresun'da serbest piyasada fındığın kilogramı 17 liradan alıcı buluyor.
Giresun Ticaret Borsası Başkan Vekili Hamza Bölük, yaptığı açıklamada, fındık fiyatının bir süredir yükseliş eğiliminde olduğunu söyledi.
Bölük, serbest piyasada fiyatların arz talep dengesi çerçevesinde şekillendiğini, fındık fiyatının yükselmesinin de pazara ürün girişinin yetersizliğinden kaynaklandığını belirtti.
Gelecek günler için ürün fiyatıyla ilgili şimdiden bir tahmin yürütmenin doğru olmayacağını dile getiren Bölük, "Bugün pazarda fiyat 17 lirayı gördü. Bu tamamen arz talep dengesine bağlı bir durum. Piyasaya ürün inişi olmadığı için fiyat yukarıya doğru yükseliş eğiliminde" dedi.
Yeni hasat dönemine 5-6 ay zaman olduğunu, bu nedenle de piyasada ciddi fındık ihtiyacı oluşacağını belirten Bölük, böyle bir süreçte TMO depolarındaki ürünün değerli hale geldiğini ifade etti.
Bölük, Ofisin, elindeki fındıkla ilgili nasıl bir yol izleyeceğinin şu anda belli olmadığını, süreci yakından takip ettiklerini söyledi.
Giresun'da serbest piyasada fındığın kilogramı 17 liradan alıcı buluyor.
Giresun Ticaret Borsası Başkan Vekili Hamza Bölük, yaptığı açıklamada, fındık fiyatının bir süredir yükseliş eğiliminde olduğunu söyledi.
Bölük, serbest piyasada fiyatların arz talep dengesi çerçevesinde şekillendiğini, fındık fiyatının yükselmesinin de pazara ürün girişinin yetersizliğinden kaynaklandığını belirtti.
Gelecek günler için ürün fiyatıyla ilgili şimdiden bir tahmin yürütmenin doğru olmayacağını dile getiren Bölük, "Bugün pazarda fiyat 17 lirayı gördü. Bu tamamen arz talep dengesine bağlı bir durum. Piyasaya ürün inişi olmadığı için fiyat yukarıya doğru yükseliş eğiliminde" dedi.
Yeni hasat dönemine 5-6 ay zaman olduğunu, bu nedenle de piyasada ciddi fındık ihtiyacı oluşacağını belirten Bölük, böyle bir süreçte TMO depolarındaki ürünün değerli hale geldiğini ifade etti.
Bölük, Ofisin, elindeki fındıkla ilgili nasıl bir yol izleyeceğinin şu anda belli olmadığını, süreci yakından takip ettiklerini söyledi.
17 Şubat 2019 Pazar
FİSKOBİRLİK'ten yüzde 30 büyüme hedefi
Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, muhtemelen gelecek yıl üretim ve perakende anlamında yüzde 25-30 büyüyeceklerini söyledi.
Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FİSKOBİRLİK'in kendini toparlamaya çalışan bir kurum pozisyonunda olduğuna işaret etti.
Türkiye pazarında talepleri tamamen karşılayabilecek düzeyde olmadıklarını ifade eden Bayraktar, "Sebebi de şu, bir kısım yatırımlar yapılması lazım, bunun için de kaynağa ihtiyaç var. Buna rağmen genel anlamda tüm Türkiye'de örgütlendik. Zaman zaman aksamalara uğrasak bile talepleri karşılamaya çalışıyoruz." dedi.
Bayraktar, çok fazla reklam vermediklerine işaret ederek, "Ayaklarımızı yere sağlam basarak büyümek istiyoruz, çünkü her büyümenin kendine getirdiği bir maliyet var. Bu maliyeti birden karşılayacak durumumuz yok, bu nedenle de aşama aşama büyümeye çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Ürünlere talebin gayet iyi olduğunu aktaran Bayraktar, talep büyütmeyi de kontrollü yapmaya çalıştıklarının altını çizdi.
Bayraktar, üretim tesislerinin kapasitesini son 3-4 yılda 3 kat artırdıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Dağıtım anlamında her ilde olsak da perakende sektöründe ulaşamadığımız bir sürü alan var. Türkiye'de şu anda 4'te bir gibi boşluğu doldurduğumuzu, 4'te 3 gibi devasa alanın ise bize ihtiyaç duyduğunu düşünüyoruz. İmkanlarımız yettiği ölçüde buna uygun davranmaya çalışıyoruz. Muhtemelen önümüzdeki yıl üretim ve perakende anlamında yüzde 25-30 büyüyeceğiz."
"Yurt dışı yapılanmaya önem verilecek"
Bundan sonraki dönemde yurt dışında yapılanmaya yönelik çalışmalara önem verileceğini aktaran Bayraktar, "Yapılanmamız var ama daha fazla zaman, kaynak, kapasite ayırmamız gerekecek. Son 3-4 yıldır Türkiye'de gösterdiğimiz büyüme kadar olmaz ama yurt dışındaki büyümeyi de her yıl iki kat artırarak sürdürmeye çalışacağız." diye konuştu.
Bayraktar, yurt dışına ihracatı artırarak devam ettirmeyi planladıklarını dile getirerek, bu yıl ihracatın geçmiş yıllara oranla daha geniş yelpazede olduğunu söyledi.
Yurt dışı taleplerini karşılamada kapasitenin yeterli olmadığını vurgulayan Bayraktar, "Yurt içindeki talepten kıstığımız bir kısım kaynakla yurt dışına yönelmeye çalışıyoruz. Oradan artırabildiğimiz, planlama içine koyabildiğimiz kadarını yurt dışına yollayabiliyoruz. Gittiğimiz fuarlardaki talepleri karşılayabiliyor değiliz." dedi.
Bayraktar, Almanya, Fransa, ABD, Çin, Katar, Kuveyt, Irak ve Romanya'nın da aralarında bulunduğu 15 ülkeye ürün gönderdiklerini belirterek, genellikle ezme, kakaolu krema, paketli fındık gibi nihai ürün ihraç ettiklerini anlattı.
Bayraktar, fındıkla ilgili yurt dışında yayınlanan listelerde ilk 5 sırada yer almak istediklerine işaret ederek, "Gelecek yıllarda, yurt dışına fındık ve fındıklı ürün ihraç eden ilk 5 firma arasına girmeyi hedefliyoruz. İnşallah bu hedefi gerçekleştiririz." ifadelerini kullandı.
Bu alanda çok güçlü firmalar bulunduğunu ve bunlarla rekabet etmenin kolay olmadığını belirten Bayraktar, katma değeri yüksek olan ürünlerle mücadele etmeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FİSKOBİRLİK'in kendini toparlamaya çalışan bir kurum pozisyonunda olduğuna işaret etti.
Türkiye pazarında talepleri tamamen karşılayabilecek düzeyde olmadıklarını ifade eden Bayraktar, "Sebebi de şu, bir kısım yatırımlar yapılması lazım, bunun için de kaynağa ihtiyaç var. Buna rağmen genel anlamda tüm Türkiye'de örgütlendik. Zaman zaman aksamalara uğrasak bile talepleri karşılamaya çalışıyoruz." dedi.
Bayraktar, çok fazla reklam vermediklerine işaret ederek, "Ayaklarımızı yere sağlam basarak büyümek istiyoruz, çünkü her büyümenin kendine getirdiği bir maliyet var. Bu maliyeti birden karşılayacak durumumuz yok, bu nedenle de aşama aşama büyümeye çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Ürünlere talebin gayet iyi olduğunu aktaran Bayraktar, talep büyütmeyi de kontrollü yapmaya çalıştıklarının altını çizdi.
Bayraktar, üretim tesislerinin kapasitesini son 3-4 yılda 3 kat artırdıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Dağıtım anlamında her ilde olsak da perakende sektöründe ulaşamadığımız bir sürü alan var. Türkiye'de şu anda 4'te bir gibi boşluğu doldurduğumuzu, 4'te 3 gibi devasa alanın ise bize ihtiyaç duyduğunu düşünüyoruz. İmkanlarımız yettiği ölçüde buna uygun davranmaya çalışıyoruz. Muhtemelen önümüzdeki yıl üretim ve perakende anlamında yüzde 25-30 büyüyeceğiz."
"Yurt dışı yapılanmaya önem verilecek"
Bundan sonraki dönemde yurt dışında yapılanmaya yönelik çalışmalara önem verileceğini aktaran Bayraktar, "Yapılanmamız var ama daha fazla zaman, kaynak, kapasite ayırmamız gerekecek. Son 3-4 yıldır Türkiye'de gösterdiğimiz büyüme kadar olmaz ama yurt dışındaki büyümeyi de her yıl iki kat artırarak sürdürmeye çalışacağız." diye konuştu.
Bayraktar, yurt dışına ihracatı artırarak devam ettirmeyi planladıklarını dile getirerek, bu yıl ihracatın geçmiş yıllara oranla daha geniş yelpazede olduğunu söyledi.
Yurt dışı taleplerini karşılamada kapasitenin yeterli olmadığını vurgulayan Bayraktar, "Yurt içindeki talepten kıstığımız bir kısım kaynakla yurt dışına yönelmeye çalışıyoruz. Oradan artırabildiğimiz, planlama içine koyabildiğimiz kadarını yurt dışına yollayabiliyoruz. Gittiğimiz fuarlardaki talepleri karşılayabiliyor değiliz." dedi.
Bayraktar, Almanya, Fransa, ABD, Çin, Katar, Kuveyt, Irak ve Romanya'nın da aralarında bulunduğu 15 ülkeye ürün gönderdiklerini belirterek, genellikle ezme, kakaolu krema, paketli fındık gibi nihai ürün ihraç ettiklerini anlattı.
Bayraktar, fındıkla ilgili yurt dışında yayınlanan listelerde ilk 5 sırada yer almak istediklerine işaret ederek, "Gelecek yıllarda, yurt dışına fındık ve fındıklı ürün ihraç eden ilk 5 firma arasına girmeyi hedefliyoruz. İnşallah bu hedefi gerçekleştiririz." ifadelerini kullandı.
Bu alanda çok güçlü firmalar bulunduğunu ve bunlarla rekabet etmenin kolay olmadığını belirten Bayraktar, katma değeri yüksek olan ürünlerle mücadele etmeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.
21 Ocak 2019 Pazartesi
Fındık üreticilerine sigorta uyarısı
-Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, "Fındıkta devlet destekli tarım sigortası başvuruları başladı. Üreticilerimizden 10 Mart'a kadar ürünlerini sigortalatarak güvence altına almalarını istiyoruz" dedi
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındıkta devlet destekli tarım sigortası başvurularının başladığını belirterek üreticilere 10 Mart'a kadar ürünlerini sigortalatarak güvence altına almalarını tavsiye etti.
Karan, yaptığı yazılı açıklamada, mevsimsel değişikliklere bağlı olarak son yıllarda tarımsal alanda tarım sigortasının öneminin arttığını vurguladı.
Fındığın başta zirai don olmak üzere dolu, sel, fırtına gibi doğal afetlere karşı TARSİM aracılığıyla güvence altına alınabildiğine işaret eden Karan, üreticilerin riske girmemeleri gerektiğini aktardı.
Üreticilerin tarım sigortalarını FİSKOBİRLİK Sigorta ve diğer sigorta acenteleri aracılığıyla yaptırabileceklerini anlatan Karan, şöyle devam etti:
"Fındıkta don teminat priminin üçte ikisi devlet tarafından karşılamakta. Geçtiğimiz yıllarda özellikle zirai don afeti başta olmak üzere dolu ve fırtına, fındıkta büyük hasara neden oldu. Devlet destekli tarım sigortası yaptıran üreticilerimiz hasarların karşılığını alırken, sigorta yaptırmayan üreticilerimiz büyük mağduriyet yaşadı. Fındıkta devlet destekli tarım sigortası başvuruları başladı. Üreticilerimizden 10 Mart'a kadar ürünlerini sigortalatarak güvence altına almalarını istiyoruz."
Karan, bugünlerde bahçelerde fındığın ilk nişanesi olan karanfillerin de açmaya başladığını kaydederek "Önümüzdeki mart ve nisan ayı fındık için en riskli ay. Bugünden ürünümüzü güvence altına alırsak rahat bir dönem geçirmiş oluruz." değerlendirmesinde bulundu.
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındıkta devlet destekli tarım sigortası başvurularının başladığını belirterek üreticilere 10 Mart'a kadar ürünlerini sigortalatarak güvence altına almalarını tavsiye etti.
Karan, yaptığı yazılı açıklamada, mevsimsel değişikliklere bağlı olarak son yıllarda tarımsal alanda tarım sigortasının öneminin arttığını vurguladı.
Fındığın başta zirai don olmak üzere dolu, sel, fırtına gibi doğal afetlere karşı TARSİM aracılığıyla güvence altına alınabildiğine işaret eden Karan, üreticilerin riske girmemeleri gerektiğini aktardı.
Üreticilerin tarım sigortalarını FİSKOBİRLİK Sigorta ve diğer sigorta acenteleri aracılığıyla yaptırabileceklerini anlatan Karan, şöyle devam etti:
"Fındıkta don teminat priminin üçte ikisi devlet tarafından karşılamakta. Geçtiğimiz yıllarda özellikle zirai don afeti başta olmak üzere dolu ve fırtına, fındıkta büyük hasara neden oldu. Devlet destekli tarım sigortası yaptıran üreticilerimiz hasarların karşılığını alırken, sigorta yaptırmayan üreticilerimiz büyük mağduriyet yaşadı. Fındıkta devlet destekli tarım sigortası başvuruları başladı. Üreticilerimizden 10 Mart'a kadar ürünlerini sigortalatarak güvence altına almalarını istiyoruz."
Karan, bugünlerde bahçelerde fındığın ilk nişanesi olan karanfillerin de açmaya başladığını kaydederek "Önümüzdeki mart ve nisan ayı fındık için en riskli ay. Bugünden ürünümüzü güvence altına alırsak rahat bir dönem geçirmiş oluruz." değerlendirmesinde bulundu.
5 Ocak 2019 Cumartesi
4 ayda 118,3 bin ton fındık ihraç edildi
Türkiye'den 4 ayda yapılan 118 bin 335 ton fındık ihracatından 657 milyon 635 bin 852 dolar gelir elde edildi.
Karadeniz Fındık Mamulleri ve İhracatçıları Birliğinden yapılan açıklamada, 1 Eylül-31 Aralık döneminde, standart naturel iç fındığın kentalinin (100 kilogramı) ortalama 595 dolardan işlem gördüğü belirtildi.
Açıklamada, ihracat döneminin ilk dört ayında 118 bin 335 ton fındık ihracatı karşılığında 657 milyon 635 bin 852 dolar gelir sağlandığı ifade edildi.
Geçen sezonun aynı döneminde 125 bin 205 ton fındık ihracatına karşılık 801 milyon 105 bin 96 dolar gelir elde edilmişti.
Karadeniz Fındık Mamulleri ve İhracatçıları Birliğinden yapılan açıklamada, 1 Eylül-31 Aralık döneminde, standart naturel iç fındığın kentalinin (100 kilogramı) ortalama 595 dolardan işlem gördüğü belirtildi.
Açıklamada, ihracat döneminin ilk dört ayında 118 bin 335 ton fındık ihracatı karşılığında 657 milyon 635 bin 852 dolar gelir sağlandığı ifade edildi.
Geçen sezonun aynı döneminde 125 bin 205 ton fındık ihracatına karşılık 801 milyon 105 bin 96 dolar gelir elde edilmişti.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)








