30 Mart 2021 Salı

OYAK, Tadelle ve Sarelle'yi satın alıyor

 Gıda sektörüne girme kararı alan OYAK, Sanset Gıda ile satın alma anlaşmasını imzaladı. Sagra ile birlikte Tadelle, Saralle ve Gol markalarını da OYAK Grup Şirketleri bünyesine katmak için Rekabet Kurumu’na başvurdu.

Pandemiyle dünyada önemi daha da artan, Türkiye’de 120 milyar lirayı aşan, 2023 yılında 40 milyar lira ihracat hedefi olan gıda sektöründe önemli bir hamle geldi. Stratejik yatırımlarıyla Türkiye ekonomisinde önemli bir yeri olan OYAK, sürdürülebilir büyüme planlarına gıda sektörünü de dahil etti. Sanset Gıda ile satın alma anlaşması imzalayarak, 1936 yılında Ordu’da kurulan ve fındığı çuvaldan çıkararak sanayi ürünü haline getiren Sagra ile birlikte Tadelle, Saralle ve Gol markalarını OYAK Grup Şirketleri bünyesine kattı.


SALGINDAN EN AZ ETKİLENEN GIDA SEKTÖRÜ OLDU


Gıdanın pandemiden en az etkilenen pazar olduğunu belirten OYAK Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem Kovid-19 salgını ile dünyada tarım ve gıda sektörünün öneminin daha da arttığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Döngüsel olmayan bu sektörlerin kriz dönemlerinde etkilenmediğini görmüş olduk. Tarım sektöründe ciddi yatırımlarımız bulunuyor. Bu hamlemizle, stratejik öneme sahip gıda sektöründe de OYAK’ın kararlılığını ve yenilikçi bakış açısını gösterme fırsatına kavuştuk. 2018’de Dünya Gıda Örgütü (FAO)’un verilerine göre dünya fındık üretim alanlarının %75’i Türkiye’de bulunurken, yine aynı raporda fındık üretiminin ancak %60’ını Türkiye karşılamakta olduğunu görüyoruz. Bu alanda Ar-Ge gücümüzü kullanarak verimliliği artırmayı ve bu sektörü büyütmeyi hedefliyoruz.”


OYAK’ın gücü ile Sagra’nın 85 yıllık bilgi birikimi ve tecrübesini bir araya getirecek bu satın alma ile marka daha da ileriye taşınarak, pazardaki fırsatlara uygun olarak ürün çeşitliliği artırılacak. Özellikle gıda ihracatında önemli bir hacme ulaşmayı hedeflediklerini vurgulayan Erdem, Sagra ile kısa zamanda kategorileri, ürün gamını ve marka sayısını arttırarak zengin bir portföye ulaşarak, yurt içiyle birlikte yurt dışı katma değeri yüksek ürünlerle ihracat pazarlarında söz sahibi olmayı hedeflediklerini söyledi.


ATIŞTIRMALIK PAZARININ POTANSİYELİ YÜKSEK


OYAK’ın Sagra ile girdiği gıda sektörü dünyada ve Türkiye’de stratejik sektörlerin başında geliyor. Dünya gıda devleri, gıda sektörünün potansiyelinin gelecekte şu anda telafuz edilen rakamların birkaç katı olacağını tahmin ediyor. Türkiye’nin 2023 hedeflerinde de tarım ve gıda ihracatı 40 milyar lira olarak hedefleniyor. Tarım ve gıda sektörü iç içe geçmiş birbirinin tamamlayıcısı olsa da Türkiye’de sadece gıda sektörü, 2020’de yüzde 25 büyüyerek 122,7 milyar liraya ulaştı. Gıda sektöründe de içecekler en fazla payı alırken, onu atıştırmalıklar izliyor. OYAK grubu da Sagra’daki ürün gamını tüm atıştırmalık pazarına genişletmeyi planlıyor. Türkiye’de şu anda 27,5 milyar lira büyüklüğü olan atıştırmalık pazarının hem ihracat hem de iç pazarda büyüme potansiyelinin yüksek olduğu belirtiliyor.


Sagra’nın çuvaldan çıkararak işlediği fındıkta Türkiye, dünyada pazar lideri. Dünya Gıda Örgütü (FAO)’un 2018 yılı verilerine göre dünyada fındık üretimi 1 milyon tona ulaşırken, bu üretimin yüzde 60’ını karşılaşan ve ilk sırada yer alan Türkiye’yi, yüzde 15 ile İtalya ve yüzde 6 ile Azerbaycan izliyor. Türkiye üretimde olduğu gibi ihracatta da dünya lideri. FAO verilerine göre 2019’da dünya fındık ihracatının yüzde 68’ini Türkiye gerçekleştirdi. 2020’de de pandemiye rağmen Türkiye’nin fındık ihracatı 1,9 milyar dolar oldu. Öte yandan, Türkiye’de fındık üretimi yapılan 39 il arasında 217 bin ton ile Sagra’nın da fabrikasının bulunduğu Ordu ilk sırada yer alıyor. Sagra’nın OYAK Grup Şirketleri bünyesine katılmasıyla katma değeri yüksek ürünlere yeni ürünlerin eklenmesi, kabuklu ve çiğ fındık ihracatının da artırılması hedeflenmektedir.





24 Ocak 2021 Pazar

Türkiye 20 yılda 32,2 milyar dolarlık fındık ihraç etti

 Türkiye 2001-2020 arasını kapsayan 20 yıllık dönemde 32 milyar 195 milyon 654 bin dolarlık iç fındık ihracatı gerçekleştirdi.


AA muhabirinin, Karadeniz Fındık ve Mamulleri Birliği (KFMİB) verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye son 20 yılda çeşitli ülkelere 4 milyon 993 bin 167 ton iç fındık sattı.


Yılda ortalama 120 ülkeye fındık ihraç eden Türkiye, 2001-2020 yıllarını kapsayan dönemde toplam 32 milyar 195 milyon 654 bin 140 dolarlık iç fındık dış satımı gerçekleştirdi.


Türkiye’nin yılda ortalama ihraç ettiği fındık miktarı 249 bin ton olarak gerçekleşirken, ortalama döviz girdisi ise 1 milyar 609 milyon dolar oldu.


En fazla fındık ihracatı 319 bin 772 ton ile 2019 yılında gerçekleştirilirken, en fazla döviz ise 2015 yılında 2 milyar 827 milyon 316 bin 418 dolar ile sağlandı.


“Olması gereken, Türkiye’nin mevcut üretimini en az 2,5-3 katına çıkartmak”

Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Sebahattin Arslantürk, AA muhabirine, Türkiye’de son 20 yılın ortalamasına göre yılda 630 bin ton civarında fındık üretildiğini, iç ve dış piyasada yıllık tüketim miktarının ise yaklaşık 600 bin ton olduğunu söyledi.


Arslantürk, Türkiye’nin 2020 yılında 280 bin 924 ton iç fındık ihraç ederek karşılığında 1 milyar 945 milyon 299 bin dolar elde ettiğini belirtti.


Ülke genelinde 740 bin hektarlık alanda fındık üretimi yapıldığına dikkati çeken Arslantürk, “Üretim ve tüketim miktarını baz aldığımızda, üretimi maalesef geliştiremediğimizi görüyoruz. Üretimin gelişmemesinden dolayı da gerek ihracat gerek içerideki tüketim yerinde saymış durumda.” dedi.


Türkiye’de dönüm başına düşen ortalama fındık miktarının 90 kilogram olduğunun altını çizen Arslantürk, “Bu, dünya ortalamasının çok çok altında bir rakam. Olması gereken, Türkiye’nin mevcut üretimini en az 2,5-3 katına çıkartmak. Üretimi artırmak için hayata geçirdiğimiz, Fındıkta Verim ve Kaliteyi Artırma Proje kapsamında örnek bahçeler oluşturduk. Bu örnek bahçelerimizde dönüm başına 400-500 kilogram ortalamayla üretim yapabiliyoruz şu anda. Hedef daha çok üretip, daha çok satmak. Hedefimiz olan 4 milyar doları fındıktan sağlayabilmek.” diye konuştu.


Arslantürk, yaşlanan fındık bahçelerinin mutlaka yenilenmesi gerektiğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:


“Yenilenen bahçelerde de yeni modellere göre dikim yapılması gerekiyor. Modern bir bahçe tesisi yapılmasını istiyoruz. Bu noktada tek gövde sistemini savunuyoruz, oluşturduğumuz örnek bahçelerimiz de zaten o yönde. Devletin de ilgili sivil toplum örgütlerinin de olaya bu yönde yaklaşmasını istiyoruz. Mevcut üretim miktarını çok rahat aşabiliriz. Yeni alanlar yaratmadan, mevcut alanlarda gerekli tarımsal uygulamaları yaparak bile bunu aşmamız mümkün.”


Koronavirüs salgını döneminde üreticilerin bahçelerine daha fazla vakit ayırma imkanı bulduğunu da dile getiren Arslantürk, şöyle devam etti:


“Pandemi sürecinde iyi bir gelişme var, vatandaş bahçesi ile ilgilenmeye başladı. Bu yıl tahmin ediyorum ki her şey yolunda giderse tüm zamanların en yüksek rekoltesinin gerçekleşme olasılığı var. Çünkü bahçelerin temizliği, bakımı yapıldı. Hafta sonları vatandaş tamamen bahçe ile ilgilendi. Bahçenin, ürünün istediği her şeyi vermiş oldu üretici, onun da karşılığını umarım bu yıl alacak.”





20 Ocak 2021 Çarşamba

FINDIK İHRACATI KAN KAYBEDİYOR

 Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Edip Sevinç:


FINDIK İHRACATI KAN KAYBEDİYOR


2020 yılında 280 bin 924 ton/ iç karşılığı 1.945 milyon dolar fındık ihracatı gerçekleştirildi. 2019 yılındaki ihracatın 319 bin 772 ton/iç karşılığı 2.028 milyon dolarlık ihracat yapılmıştı. Geçen yıl miktarda yüzde 12,1, döviz girdisinde ise yüzde 4,1 azalış yaşandı. Öte yandan, içinde bulunduğumuz 2020/2021 fındık ihracat sezonunun ilk dört ayında (1 Eylül - 31 Aralık 2020) 106 bin 706 ton/iç karşılığı 732.8 milyon dolar fındık ihracatı gerçekleştirildi. 2019/2020 sezonunun aynı dönemindeki ihracatın 168 bin ton/iç karşılığı 1.089 milyon dolar olduğu dikkate alındığında, miktar bazında yüzde 36,4, döviz girdisinde ise yüzde 32,7 azalış görülüyor. Bu sonuç kabul etmekte zorlandığımız ve büyük üzüntü duyduğumuz bir durum. Ancak böyle bir sonuçla karşı karşıya geleceğimiz yönünde daha sezon başlamadan gerekli uyarılar İhracatçı Birlikleri tarafından yapılıyordu. Fındığın spekülatif bir stok ürünü olarak kullanılmasını önleyecek tedbirler alınması gerekir.


Trabzon'da fındıkta verimlilik için tek gövdeli 20 bin fidan dağıtıldı

 Trabzon Ticaret Borsası tarafından Fındıkta Verim ve Kaliteyi Artırma projesi kapsamında, tek gövdeli dikim sistemini uygulayacak üreticiye 20 bin fidan dağıtıldı.

Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Meclis Başkanı Sebahattin Arslantürk, tek gövdeli dikim sistemini uygulayacak üreticiye 20 bin fidan dağıttıklarını söyledi. Arslantürk, Fındıkta Verim ve Kaliteyi Artırma projesi kapsamında, 2020’nin Ekim ayında bazı ziraat odalarının da desteği ile Trabzon’un Araklı, Arsin, Yomra, Ortahisar ve Beşikdüzü ilçelerinde budama ve tek gövde dikim sistemi ile ilgili olarak üreticilerle toplantı yaparak uygulamalı bilgiler aktarıldığını hatırlattı. Bahçelerde yapılan toplantılarda üreticilerden aldıkları talepler doğrultusunda verim ve kalitesi yüksek olan Yomra Sivrisi denilen çeşitten fidanlar temin ettiklerini belirten Arslantürk, “Bu fidanları tek gövde sistemi ile dikmeyi taahhüt eden üreticilerimize ücretsiz olarak dağıttık. Nasıl dikim yapmaları gerektiği konusunda ekim ayında bilgilendirme yapılmıştı. Ancak bunun dışında borsamızın internet sitesinde görüntülü olarak dikim anlatılıyor” dedi.

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Edip Sevinç de birlik olarak fındığı üretimden tüketime kadar bir bütün kabul ederek verimli politikalara destek verdiklerini ifade ederek, “Fındıkta verim ve kalitenin artması, dünya pazarlarında daha fazla söz sahibi olmamız, ihracatımızı da artırarak daha fazla döviz kazanmamız demek” diye konuştu.




10 Ocak 2021 Pazar

Fındık ihracatı yüzde 36 düştü

 Rakip ülkelerin ucuz fiyata fındık satması nedeniyle ihracatta önemli oranda düşüş yaşandı. Ancak Türkiye'nin pazardaki liderliği sürüyor

Türkiye’nin milli ve stratejik ürünleri arasında yer alan fındığın ihracatından, geçen yıl yüzde 36 oranında düşüşe rağmen, toplamda 280 bin 924 ton iç fındıkla 1 milyar 945 milyon 299 bin 937 dolar elde edildi. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Başkan Vekili Dursun Oğuz Gürsoy, “Özellikle Azerbaycan, Gürcistan ve İtalya’dan çok fazla fındık satıldı. Onların her sattığı mal bizim ihracatımızda düşüşe tekabül etti” dedi.

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) verilerine göre; 2020 yılında toplamda 280 bin 924 ton iç fındık ihracatından 1 milyar 945 milyon 299 bin 937 dolar elde edildi. Fındık ihracatında bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 12.1, döviz gelirinde ise yüzde 4.1’lik azalma meydana geldi. 2020-2021 fındık ihracatı sezonunda 1 Eylül-31 Aralık 2020 döneminde ise toplamda 106 bin 706 ton iç fındık ihracatı gerçekleştirildi. İhracatı yapılan iç fındıklar karşılığında ise 732 milyon 836 bin 548 dolar döviz girdisi sağlandı. Bir önceki yılın aynı dönemindeki ihracat rakamı 168 bin ton, elde edilen döviz girdisi de 1 milyar 89 milyon 716 bin 881 dolar olarak kayıtlara yansıdı. İki yıl arasındaki ihracat kaybı miktar bazında da yüzde 36, döviz bazında yüzde 32.7 oldu.

KFMİB Başkan Vekili Dursun Oğuz Gürsoy, fındık ihracatında yaşanan düşüşü değerlendirdi. Fındık fiyatlarının yüksek seyretmesi, dövizdeki ani dalgalanmalar, pandemi ve badem gibi ürünlerin ucuzluğunun fındık ihracatının düşmesindeki ana nedenler olduğunu belirten Gürsoy, rakip ülkelerin Türkiye’ye göre daha ucuza fındık sattığını söyledi. Gürsoy, “Fındık ihracatının düşmesinin çeşitli sebepleri var. Bu düşüşü sadece pandemiye yüklemek doğru değil. Pandeminin de etkisi var ama bunun dışında da gelişmeler oldu. Sezon başında fındık fiyatları birden bire 22 lira seviyelerinden 25 liralara çıktı ve piyasada 27-28 hatta 30 TL beklentisi oluştu. Biz ihracatçılar olarak da mevcut piyasa koşullarına göre yurt dışına teklifler vermeye başladık. Fakat rakiplerimizde de geçtiğimiz yıl fındık iyiydi. İtalya, Azerbaycan ve Gürcistan gibi ülkelerde iyi bir fındık rekoltesi var. Dolayısıyla eylül ile ekim ayında özellikle Azerbaycan, Gürcistan ve İtalya’dan çok fazla fındık satıldı. Onların her sattığı mal bizim ihracatımızda düşüşe tekabül etti. Çünkü eylül ayını sektör olarak çok zayıf geçirdik. Yani ihracattaki düşüşün birinci sebebi; rakip ülkelerin daha ucuz fiyata erken davranarak fındık satmasıdır. Bizde de beklentiler yüksek olduğu için üretici malını pazara indirmedi. Dolayısıyla fiyatlar çok süratli yükseldi. Yükselen fiyatlar çerçevesinde fındık ihtiyacı olan ülkeler, ucuz fındığın satıldığı ülkeleri tercih etti. Bundan dolayı ihracatta bir düşüş oldu. Dövizdeki ani dalgalanmaların da fındık ihracatının düşmesine çok büyük etkisi var. Çünkü dövizdeki günlük dalgalanmalar bazen yüzde 2’lere, 3’lere varıyor. Bir gün verdiğimiz fiyatı, ertesi gün sabit tutamıyoruz. Bundan dolayı bir belirsizlik, bir istikrarsızlık oluştu. Bu nedenle rakipler devrede kaldı” diye konuştu.

Bazı ülkelere yapılan fındık ihracatındaki düşüşün yüzde 50'yi gördüğünü kaydeden Gürsoy, “Japon pazarında yüzde 50, Çin piyasasında yüzde 25, Avrupa’nın pek çok ülkesine yaptığımız İtalya, Almanya, Belçika, Hollanda gibi ülkelerde düşüşler yüzde 40’ların üzerinde görünüyor. Türkiye büyük çapta Avrupa Birliği'ne ihracat yapıyor. Avrupa Birliği'ni dikkate aldığımızda zaten en büyük düşüş Avrupa Birliği'nde oldu” ifadelerini kullandı.

Badem fiyatının fındığa göre düşük olması nedeniyle pasta sektörünün bademe yöneldiğini ifade eden Gürsoy, şöyle dedi: “Önemli bir etken de rakip ürünler. Badem fiyatı 4.50-5 dolar seviyelerindeyken, biz fındığı 6,5-7 dolardan satmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla badem belki tarihte çok nadir bir şekilde bu sene fındık fiyatının altına düştü. Özellikle Avrupa’daki pasta sanayi sektörü çok çabuk fındıktan başka ürünlere dönebiliyor. Aynı şey bugün Türkiye’de de yaşanıyor. Pasta sektörüne sattığımız fındık dilmesi, kıyılmış fındık, fındık unu gibi pek çok ürün bademden imal edilerek Avrupa’daki sanayilere satılıyor. Bunun sebebi de fiyat. Yani bugün 5 dolarlık fiyat 7 dolarla karşılaştırıldığında 1 tırda çok korkunç bir fiyat farkı oluşmuş oluyor. Dolayısıyla fındıktan bademe yöneldiler."

Gürsoy, karışık kuruyemiş paketlerinde üretici firmaların fındıktan daha ucuz olan badem, yer fıstığı gibi diğer ürünlerin miktarını arttırdığını, paketlerin içindeki fındık miktarını ise azalttığını belirterek, “Fındık çerez olarak da daha az tüketilmeye başlandı. Ucuz olan ürünlerin daha fazla konulduğu karışık kuruyemiş paketleri yapıldı. Bunu yapan firmalar daha az fındık tüketmeye başladılar. Bunları topladığımız zaman fındık ihracatının yüzde 36 seviyelerinde düştüğünü görüyoruz” diye konuştu.

Fındık üreticisi Fethi Kondak ise, geçtiğimiz sezon bahçesinden elde ettiği 4,5 tonluk fındığını pazara indirmediğini söyleyerek, "Fındığımı pazara indirmememdeki neden, piyasada iyi bir fiyat oluşmamasıdır. Piyasadaki fındık fiyatlarının asgari 25 liranın üstüne çıkmasını bekliyoruz. Şu anda işçilik, maliyet, gübre fiyatlarının artması nedeniyle piyasadaki fiyatı tatmin edici bulmuyoruz. Bundan dolayı da fındığımızı satmıyoruz. 50 randıman fındığın 25 lira üzerinde bir fiyata oturması durumunda fındığımı o zaman satmayı düşünüyorum” dedi.